Her cuma Penguen’de buluşup sadece muhabbet edip gülüyoruz. Karnımız ağrıyor gülmekten. Kendimizle dalga geçe geçe, konuşup gülüp acayip bir yerlere geldik. Herkesin espri anlayışı değişti, çizgisi gelişti. “Bu çocuklara dikkat ediniz” derim ben. Geleceğin mizahını bu çocuklar şekillendirecek. Hababam Sınıfı’nın müziği bir neşeli bir kederli olmak üzeri çalabilir artık. Nım nım nı nı nı nıı nım nım nıı nı nım…


MET ÜST

Her şey 2011 Ağustos ayında Selçuk’un, Erdil’in, Bahadır’ın ‘Penguen Amatör Günü’nü “Abi sen üstatsın, sen bak çocuklara” deyip üstüme yıkmalarıyla başladı.

Feci ciddiye aldım vaziyeti. Oğuz Abi’nin pratiğini, kendi amatörlüğümü düşündüm. Taşındım, kaşındım ve sonra karar verdim: “Bu işi Gırgır’da nasıl öğrendiysek ben de öyle anlatacaktım”. Teori güzeldi de, uygulamada tabii öyle olmadı. Biz Oğuz Abi’nin karşısında heyecandan bayılırken, bu çocuklar enseye şaplak hemoroite parmak modeli, beni de kendilerine çevirdiler. Derken pazartesiler yetmedi cuma mesailerine başladık. Her cuma Penguen’de buluşup sadece muhabbet edip gülüyoruz. Karnımız ağrıyor gülmekten. Bir gün Çağdaş “Abi bu iş böyle mi öğreniliyo gerçekten ha ha ha!” deyip sandalyeden bile düştü. Ben de bilmiyordum aslında, Oğuz Abi’nin tarzı böyle değildi, bu tarz kendiliğinden, bizimle birlikte gelişti. Her Cuma buluşup, kendimizle dalga geçe geçe, konuşup gülüp acayip bir yerlere geldik. Herkesin espri anlayışı değişti, çizgisi gelişti. Önce Penguen’de ‘Yeni Klasör’ köşesini başlattık, sonra da Mayıs 2012’de dergi çıkarma hayalleri kurmaya başladık. (Mizah tarihimizde ilk defa böyle bir şey oluyordu.) Tam bu sırada üstat Latif Demirci’nin kışkırtmasıyla Hürriyet Kampüs’ten Serdar Devrim ve Bülent Ovacık beni aradılar. “Kampüs’e bir sayfa yapar mısınız?” diye sordular. Körün istediği bir göz, bize geldi renkli lens. Hemen çocuklarla konuştuk. İki cuma mesaisi yetti, format hazırdı. Akabinde hemen, canavar yazı işleri müdürümüz Faruk Kaya’yı aradım, vaziyeti anlattım “Seninle her şeye varım ben” dedi Faruk, Kayahan misali. Ee sayfaları kim yapacak, tabii ki Penguen Bilgisayar reyonunun en ağır topu Mert Hoşgör. O da Kabul etti. Ve makara kukara, kakara kikiri derken ORNİTORENK ortaya çıktı.

Emeği geçen herkese çok teşekkür ederken “Bu çocuklara dikkat ediniz” derim ben. Geleceğin mizahını bu çocuklar şekillendirecek. (Hababam Sınıfı’nın müziği bir neşeli bir kederli olmak üzere çalabilir artık). Nım nım nı nı nı nıı nım nım nıı nı nım…

BARIŞ ÖZKAN

Slm, nbr ;) ? Anlayabiliyorum ama maalesef konuşamıyorum, bunun için özür dilerim. Valla çok alkollüydük, nasıl tanışıp bir araya geldik hatırlamıyorum ama Uykusuz ve Penguen dergilerinin amatör günlerine gide gele tanışıp, kader ortağı olduğumuzu düşünüyorum. Kendim olmasaydım, kesinlikle Çağdaş Ural’ın bıyığı olurdum. (bkz. Soldan gağa ayaktakiler 2. sıradaki bıyık). Kahramanım; Adanalı dizisinin 8. bölümünde arkada yürüyen abi. Hep onun gibi biri olmak istemişimdir.

Kampüs Hakkında:
  “Üniversite sınavına girdiğim okulu Kampüs’tan daha rahat bulmuştum.”

ÇAĞDAŞ URAL

Çağdaş Ural, 1986’dan beri insan. Sloganım: İnsanlık Bizim İşimiz! Arif’in Manchester’a attığı golü Yuutup’ta ararken kendimi burada buldum, yoksa bunlarla alakam yok! Hobilerim; nefes almak, su içmek ve sahilde uzun yürüyüşler. Fobilerim ise; nefes almamak. Robert de Niro mu, Brian de Palma mı derseniz, Alex de Souza derim. Fenere karşı Aykut Kocaman bi bir sevgiml vardır. İki yüzlü insanlardan nefret ederim! Öğrencilere tavsiyem; 3. sorunun cevabı B şıkkı, şişşt kıps ;)

Kampüs Hakkında:  “Kampüs iyi de kodes kötü. Aziz başkana özgürlük!

BARIŞ CEM ŞAHİN

Ekmek elden su gölden takılıyorken, 1990 yılının 30 Nisan sabahı İstanbul’da ayağımdan tutulup çıkarıldım. Küçükken hep bir karikatür dergim olsun isterdim, baktım istemekle olmuyor, gittim aldım. İlk aldığım dergiyle beraber mizaha bulaştım. 2007 senesinden beri de çiziyorum. Kendim olmasaydım, “Şu bayan şu şegil giyinir, bu bayan şu şegil giyinir” diye röportaj veren eşofmanlı adam gibi olup dertsiz tasasız gezmek isterdim.

Kampüs Hakkında: “Faydalı bir eser! ”

SİNAN TAŞÇI

Üç üniversite değiştirdim. Hiçbirinin şu an yaptığım işle alakası yok. Çocukken duvara kapıya çizip dergilere yolladım ama yayımlamadılar. Sonra kağıda geçtim. Hiçbir mesleği istemem. Gençlere tavsiyem de şudur; hobileri derslerinin önüne geçmesin. Ya da geçsin lan! Güzel oluyo…

Kampüs Hakkında:  “Sakallar nasıl olmuş?”

NECİP DUMAN

Ben Necip Duman, hayal kurup çizim yaparım, peki ya sen kimsin? Penguen ve Uykusuz’un amatör günlerine gide gele tanıştık birbirimizle. Ruhsuz insanlar heyecanımı öldürür. Jeofizik mühendisliğini yapmak istemezdim. Bi dakka, parası iyiyse düşünebilirim.

Kampüs Hakkında: “Okullarda okutulması lazım.”

ONUR AYDIN KÖSEDAĞI

Derdimi anlatacak kadar karikatür çiziyorum… Yol, Yemek, SSK’sı olmayan meslekler tercihim. Ornitorenk’in logosunun Ömer çizdi ama ilk sınıf başkanı ben oldum. Yalarım. Konuşursanız yazarım. Öğrenci pasosu iyidir, kıymetini bilin.

Kampüs Hakkında: “Dedemin Kampüs ciltleri var. İlk orada görmüştüm ben.”

İLKAY SALTIK

Dokuz sene elektronik eğitiminden sonra teyze, ördek çizerek hayata tutunmaya çalışıyorum. Herkese tavsiyem; okuyup, büyük adam olsunlar. Hobilerim arasında; ata binmeyi, golf oynamayı sayabilirim. Ayrıca, sörf yapmayı çok sevdiğimi de belirtmek isterim. Kahramanım; Hüsamettin Cindoruk. Amatör bestelerim var. Evi olmayan bana kısmat çıkmasın!

Kampüs Hakkında: “Kampüs iyi ama çevresi kötü.”

DORUKTAN TURAN

Hayatta vazgeçemediklerim arasında; kağıt, kalem, müzik, kedim, dostlarım ve ailemi sayabilirim. Ee bir de istanbul’dan vazgeçemem tabii. Yazıp çizmeye 6 yaşlarımda başladım. Yapmak istemeyeceğim meslek; sanırım fastfood yerlerinde çalışmak olurdu (denedim olmuyo). Beni en çok, bir çizimi yaptıktan sonra başkalarından tepki beklediğim an heyecanlandırır.

Kampüs Hakkında: “Ben bir kere Kampüs gördüm.”

KUBİLAY ODABAŞ

Meraba, akşam boş musun ;) Biz aslında grup terapisinde tanıştık. Hepimiz oraya Barış için gitmiştik ama onun haberi yok. Kendim olmasaydım başka biri olurdum. Ama kendimi tanımazdım. En sevdiğim şey röportaj vermek. En sevmediğim şey ise röportaj vermemek. Ben de öğrenciyim. Hep birlikte okulu bırakak mı? “Tuttuğun takım?” sorusuna cevabım: Tuttuğumu koparırım. Bana bakma benim yârim var!

Kampüs Hakkında: “Bence de.”

ÖMER GÖKSEL

Ben aslında fizikçi olmak için gelmiştim ya da evdekiler böyle biliyor. Çok fazla baskı gördüm; neymiş sol elle kalem mi tutulurmuş, o hırsla çizmeye başladım. Ornitorenk logosunu da ben çizdim. Hayatım boyunca hep bir ornitorenk çizmek istemiştim zaten. Ölünce şayet cennete gidersem de kapıda “Gerçekten seni alacağımızı düşünmüyorsun değil mi?” desinler isterim. Logoyu benim çizdiğimi söylemiş miydim. İstanbul’daki tüm barlara ve diskolara Abdullah Gül’ün oğlu sıfatıyla girebiliyorum. Ben ona değil, o çocuk bana benziyor.

Kampüs Hakkında: “Kampüs’ü bizim eve gönderiyorlar. Niye? Çünkü Abdullah Gül’ün oğlu bana benziyor. Ornitorenk logosunu ben çizdim.”

MERKUT ÇÖREKÇİOĞLU

Psikolojik danışmanlık yapıyorum, bi de karikatür yapıyorum. Çizmek çok yarıyo… Diğer arkadaşlarla mizah dergilerinin amatör sayfalarına iş götürürken tanıştık, sonra olaylar gelişti. Kahramanım Mister No, nam-ı diğer Jerry Drake, bi daha doğsam Mister No olmak isterdim. Ölünce şayet cennete gidersem “Ooo moruk nerelerdeydin ya?” desinler, zorluk çıkarmasınlar kapıda.

Kampüs Hakkında: “Obsesif Kampüs, çekirdek gibi, bitirmeden bırakılamayan cinsten.”

MERVE GÜNDOĞDU

Çok fazla gülmem ama gülersem tam gülerim. “Başaramazsın” dedikleri bir şeyi başarmak beni heyecanlandırır. Övünmek gibi olmasın ama tuttuğum takım Beşiktaş :) Bir kısmı deli saçması olan yazılarıma sadece kağıt dayanabildiği için yazmaya başladım, o kadar…

Kampüs Hakkında: “Kampüs’te zıyorum” deeermişim!”

MUSTAFA DAMAR

Kapıdan kovdular, kilodan dolayı bacadan ve pencereden sığmadığım için gene arka kapıdan girdim. Yılmadım yazdım. Yazıyorum. Yazacağım. Kendimi gösterme çabası olarak yazmaya başladım. Ben burdayım diyebilmek için. Doktorluk ve Mühendislik yapmak istemem. Kime sorsan kızlarını ne doktorlar mühendisler istemiş de vermemiş. Özellikle kız babaları bu meslekleri sevmiyor. İçimde bir ‘berber’ var, değdirmeden duramam.

Kampüs Hakkında: “Gar’dayım yalanım yok, Kampüs okudum gün gece gün gece.”

IRMAK DEĞİRMENCİOĞLU

Sinemayı ve denizi seven, anaya – ataya saygılı ve sol ayağını raket gibi kullanan birisiyim. “Ölünce şayet cennet’e giderseniz, kapıda size ne söylemesini istersiniz?” sorusuna cevabım: Ooo Irmak’cım yüzünü gören cennetlik valla hehehe (gülüşmeler). Katilin önceden belli olması tüm heyecanımı öldürür. Canım öğrenciler; bildiğiniz sorudan başlayın, efsanelere inanmayın, taşınabilir kopya yazın. Sol ayak konusunda ciddiyim. Çok iyi uçan börek açarım!

Kampüs Hakkında: “Bolvadin’de Kampüs böreği var, bilir misin!”

AHMET ÜLKÜ

Yazları tişört ve şort, kışları kot ve kapşonlu giyen birisiyim. Kesinlikle muhasebeci olmak istemem. Kasama para girince niye borca yazıyom hâlâ anlamış değilim.

Kahramanım; İsmail Abi. Zaten bu ülkeye ilk kahramanı da onun büyük büyük büyük dayısı getirmiş. Sülalecek kahramanlar yani. Felsefem; seviyosanız gidip konuşun.

Kampüs Hakkında: “İsmail abi çok seviy Kampüs’ü.”

 ,
YORUMLAR (0)