Bisikletle dünya çevresinde tam bir tur atma hayali. 7 ülke, 54 gün, şimdilik 15.000 kilometreye yakın yol. Onlarca şehir, yüzlerce köy, binlerce renk, doku, tat, festival. Milyonlarca pedal. 1 bebek, 2 öğretmen. İnci, Soner Sarıhan ve dünyanın en minik gezgini Tibet Çınar Sarıhan’ın hikayesi…

Pınar KARAHAN
pinar.karahan@hurriyet.com.tr

İnci Sarıhan, Balkan göçmeni bir aileden. 1977 İznik doğumlu, sınıf öğretmeni. Soner Sarıhan 1976 İstanbul doğumlu. Onun da dedeleri Denizli’nin konar göçer yörüklerinden. Sosyal bilgiler öğretmeni. Ailelerindeki göçerlik, gezginlik onlarında ruhlarına işlemiş.

“Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde tanıştığımız ilk gün evleneceğimizi biliyorduk” diyorlar. “Gerçek bir ilk görüşte ruh ikizini bulma durumu bizimki” diye tanımlıyor beraberliklerini İnci Sarıhan.

Evlenmeden önce, ikisi de sporla ve doğayla ilgileniyormuş. Sonra birlikte bisiklet ve dağcılık sporuyla başlayıp üniversite 3. sınıfta Türk Hava Kurumu’nun paraşüt kurslarına katılmışlar.

Evlendikten sonra bisiklet ile doğa yolculuklarının nasıl başladığını Soner Sarıhan anlatıyor: “Çok uzun süre kitap kurdu olarak yaşadık. Evde 1300’e yakın kitap var. Çok okuyan mı bilir çok gezen mi sorusunun cevabını bulmak için ikinci aşamaya geçmemiz gerekiyordu. Fikrimiz Türk çayı gibi ağır ağır demleniyordu bilinçaltımızda. Plaj, kum, deniz üçlüsünden gına gelmişti. 2005 yılında bir hafta içinde bisiklet ve gerekli her şeyi alıp kendimizi Antalya yolunda bulduk.”

Bisikletli bir yaşam mümkündür

Sarıhan çiftinin amacı yalnız gezmek değil. Küresel ısınma tehlikesine karşı bisikletli bir yaşamın mümkün olduğunu göstermeye çalışıyorlar. Sporun futbol izlemekten öteye gidemediğini, insanların milli bisiklet takımımızın bile haberi olmadığını söyleyen İnci Sarıhan, “ Bir gün ‘Hangi takımı tutuyorsun?’ sorusu, ‘Hangi futbol takımını, hangi bisiklet takımını tutuyorsun şeklinde değişene ve takım tutmak sadece futbol ile özdeş olmaktan çıktığında daha umutlu konuşmaya başlayacağız” diyor.

Pedala kuvvet 13 ülke

Öğretmenlik yaptıkları için uzun gezilere okulların kapalı olduğu Temmuz ve Ağustos aylarında çıkan çift, hafta sonlarını da es geçmiyor. Fırsat buldukça kısa geziler yapıyorlar. Bugüne kadar 2005’de Denizli-Muğla, 2006’da Samsun-Rize, 2007’de İran-Pakistan-Hindistan, 2008’de Berlin-Amsterdam-Paris hattında pedal basmışlar. 2011’de, 2 yaşındaki oğulları Tibet Çınar ile beraber Almanya’da başlayan yolculuklarını; Rhein nehrini takip ederek Fransa (Strasburg), İsviçre (Basel), Çek Cumhuriyeti (Prag) üzerinden Almanya’da noktalamışlar. Bisiklet üzerinde gördükleri ülke sayısı 13. Her seyahatten döndüklerinde, seneye nereye gideceklerini planlıyorlar.

Kötü hava yoktur, yanlış kıyafet tercihi vardır

Aileleri ve arkadaşları ilk baştan itibaren bu gezileri bir heves olarak görüyor. Onlarsa “Fiziksel olarak pedal çevirmeye, dağda yürümeye gücümüz yettiği müddetçe devam edeceğiz” diyorlar. İnci öğretmenin öğrencileri henüz çok küçük yaşta olduğu için en çok gece bisiklet sürüp sürmediklerini, lastiğin kaç kere patladığını, file binip binmediklerini, yağmurda nasıl bisiklet sürdüklerini, aslan gördüler mi diye merak ediyorlar. Sarıhan çifti tüm sorulara bıkmadan cevap veriyor. Hava şartları ile ilgili sorulara Soner Sarıhan, “ Türkiye’de yağmur yağıyor hava kötü, kar yağdı kara kış geldi denilir. Halbuki ne yağmurlu hava kötü bir hava, ne de kar yağışı kara bir olay. Almanlar’ın bir sözü vardır ‘Kötü hava yoktur, yanlış giyim tercihi vardır’ diye, biz buna inanıyoruz” diye cevap veriyor. “Ben nasıl yapabilirim?” diye soranlara ise tüm bildiklerini anlattıklarını söylüyorlar.

 

Tibet doğunca “Bu iş bitti” dediler

2009’da Bursa’da doğan bebeklerine Tibet Çınar ismini veriyorlar. İnci Sarıhan, “ Tibet ismini İran-Pakistan-Hindistan turumuzda kararlaştırmıştık. Kız ya da erkek fark etmez Tibet olacaktı. Tibet kadar yüksek ve dokunulmamış, Tibetliler kadar iyi niyetli ve dürüst aynı zamanda gizemli olsun istedik. Çınar ise büyüdüğüm İznik’te Davudi Kayseri Çınar ağacı vardı evimizin karşısında. Çocukluğum onun etrafında geçti. Çınar ağaçları kadar gururlu ve uzun ömürlü olmasını diledik. Çocuğumuz doğduğunda, çevremizdekiler için gezilerimiz artık imkansızdı. Uyutamazsınız, hasta olur,3.gün dönersiniz, kilo verir vs çok sayıda felaket senaryosu yazdı insanlar. Fakat bizim yolculuğumuz çok güzel geçti. Tibet Çınar gezmeyi çok seviyor. ‘Bisiye bingam’ (bisiklete binecem) diye uyanıyor bazen…” diyor.

Tibet’in göbek bağı

Tibet Çınar’ın göbek bağını 5 parçaya bölen çift bir parçayı Heidelberg Üniversitesi’nin bahçesine, bir parçasını 2010 yılında Elbruz dağının zirvesine gömmüş, bir parçası ileride okyanusa atmak için, bir parçası Tibet’e götürmek için kalan son parça ise 16 yaşında Tibet Çınar’a verilmek üzere saklanıyor.İnci Saruhan, “Ne yapmak isterse kararı kendi verecek” diyor. İleride kendi seyahatlerine çıkmak isterse Tibet Çınar, sıkan ve engelleyen ebeveynler olmayacaklarını da söylüyor.

Vay bee bunu da yaşadık

Sarıhan çiftini yollarda en çok neyin zorladığını ise Soner Sarıhan anlatıyor:

“ Biz zorluklardan çok ‘Vay bee bunu da yaşadık’ şeklinde tecrübe olarak hatırlıyoruz. Bir çok anımız var. İran-Pakistan-Hindistan turumuzda sıcak, terleme, yiyeceklerin farklılığı, beslenme bozukluğu ve ishal nedeniyle ben 14, inci 7 kilo verdi. 2007’de Hindistan’da muson mevsiminde süren akılalmaz yağmur nedeniyle yüzgecimiz çıkacak zannettik. Çek Cumhuriyeti’nde GPS’nin çökmesi sonucu ormanda kaybolduk. Toprak yollara girdik. Çamurdan ilerleyemedik. Önce Tibet Çınar’ın römorku ile benim bisikletimi bir noktaya kadar itiyor sonra diğer bisikleti almak için geri dönüyorduk.” Bugüne kadar dolaştıkları ülkeler arasında bisiklete verilen önem ve bisiklet yollarının kalitesi bakımından Almanya ve Hollanda’yı çok sevmişler.

İçinden gelen sesi dinle

Üniversite öğrencilerine eğer imkanları varsa hemen bu yıl kayıt dondurup sırt çantalarını, bisikletlerini, tren biletlerini alıp yola çıkmalarını tavsiye ediyorlar. İş, aile, sorumluluklar, faturalar kıskacına girmeden içlerinden gelen sesi dinlemelerini yarın 4 duvar arasında dosyaların ortasına düştüklerinde hiç çıkamayacaklarını söylüyorlar.

Aşkınızı test etmek için bulunmaz fırsat

Soner Sarıhan: “Böyle yolculuklar aşkınızı, evliliğinizi test etmek için bulunmaz bir fırsat. Her gün farklı yerlerde uyanmak, farklı yerlerde yemek yemek, bir rutine sahip olmamak, yanınızda sevdiğiniz, sohbet edebileceğiniz kişilerin olmaması “Adaptasyon sendromu” gibi sıkıntıları doğuruyor. Tatillerde insanların kavga edip eve dönünce “Ohh be insanın evi gibisi var mı?” demeleri bundan. Normal şartlarda evliliğiniz 10 üzerinden 9 ya da 10 almıyorsa böyle bir yolculukta çatlaklar büyür. 40 yıllık dostumdu, 3 günlük yolda tanıdım sözü de var. Bizim ki çok farklı. Dedik ya ruh ikizi gibiyiz. İlk yolculuklarımızda telefon ve telsiz kullandık. Şimdi telepatik olarak anlaşabiliyoruz. Birimizin canı pizza isterse daha söylemeden diğerimiz ilk gördüğü pizzacının önünde duruyorsa şaşırmıyoruz.”

Uzun yol malzeme listesi!

Bisikletle 6 tur bagajı taşıyabilen çift 2 çantayı Vip konuk Tibet Çınar’a ayırmış. 1 çantada çadır ve kamp mutfağı malzemeleri, 1 çantada teknik ekipman ve bisiklet yedek parçaları, 1 çantada ilk yardım ve gıda, 1 çantada yağmurluk ve uyku tulumları ayrıca lap top ve fotoğraf makinası çantası taşımışlar. 2 tişörtle tüm yazı geçirebileceklerini öğrenmişler.

 ,
YORUMLAR (0)